Bütün bunların yanında Age of Conan'ın başarı yolunda önemli rakipleri var. Bunların en başında World of Warcraft geliyor. WoW, hazırlanmakta olan ek paketleri ve rol yapma oyunlarının kalbinde bulunan karakter geliştirme ve eşi bulunmayan eşyalar (unique items) konusunda sınırsız bir oyun dünyası sunuyor. Herkesin aşina olduğu ork, elf ve cüce gibi ırklar ve özellikle yaşça küçük oyuncuları cezbeden kullanıcı dostu arabirimi ve oyun sistemi ile oldukça önemli avantajlara sahip. Tabi Blizzard gibi yıkılmayacak bir yapımcıyı da hatırlatmadan geçmek olmaz. Age of Conan'ın diğer rakipleri ise irili ufaklı ücretsiz oynanabilen devasa oyunlar ve kullanıcı sayısı yavaş yavaş düşmeye başlayan; sunucuları eskisi kadar dolmayan Lord of the Rings Online...
Ancak Conan, her zaman olduğu gibi savaşa sonuna kadar hazır. Oyunun kapalı beta testleri bile Conan'ın savaşa nasıl bilendiğinin bir göstergesi.
Age of Conan'ın en büyük artısı eşsiz bir dünyaya sahip olması. Oyunculara, Conan hikâyelerinde, filmlerinde ve çizgi romanlarında soluduğumuz o mistik hava ve keşfedilmeyi bekleyen devasa bir dünya vaat ediliyor.
Karakter geliştirme sistemi usta bir rol yapma oyunu tutkununu tatmin edecek cinsten. Özellikle seviye atladıkça açılan yeni özelliklerle beraber neredeyse birbirinden tamamen farklı karakterlere ulaşmak olası. Birbirinden farklı üç kültür ve seçilebilir 12 sınıf, oyunculara yeterli esnekliği sunarken, seviye atladıkça erişilebilecek yeni yetenekler ve mesleklerle oyun deneyiminin çok derin olacağı ortada.

Devasa oyunların kalbi olan oyuncuların oyunculara karşı savaştıkları PvP kipleri ise usta işi. Bayrak kapmaca ve karşı takımı tamamen yok etmeye çalıştığımız oyunlar yanında Age of Conan bu oyun tarzına çok farklı yenilikler getiriyor: Tamamen oyuncuların kurduğu şehirler. PvP'nin şahlanacağı şehir kuşatmaları ile eşsiz lonca (guild) savaşlarında bulunabilmek heyecan verici.
Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın...


Age Of Conan: Hyborian Adventures













Her ne kadar sınıflandırmaları aynı olsa da,WOW,çoğu açıdan hala AoC'nın rakibi olamayacak bir oyundur. Zira,hikayesini Warcraft serilerinden alan ve aslında Warcraft mirasını yiyen,grafik ve oynanış fakiri bir oyunun,buglarla dolu olsa da gelişme süreci olumlu giden,grafik ve oynanış zengini bir oyuna rakip gösterilmesi üzücüdür.
İşin çok daha ilginç bir yanı var ki,WOW ve AoC oyuncuları bir kutup halini almış durumda. WoW oyuncuları AOC'yi daha oynamadan kötüleyebiliyor. Tam tersini yapan AoC oyuncularını da çok gördüm.
Gerçi hangi oyunun "iyi" olduğu sorusu,bana kalırsa,objektif bakıldığında;
Grafik - AoC
Hikaye - WoW
Oynanış - AoC
gibi sıralanabilir. Ancak Funcom,üyelerinin canını sıkmaya devam etmiyor da değil. Oyunun gelişme süreci olumlu gitse de dediğim üzere,yeterli olduğu tartışılmalı bence. Imba karakterlerin dengelenmesi işlemi,yeni Imba karakterler çıkartıyor ortaya. Artık tüm gelişim süreci sanki Imba karakterlerin düzenlenmesine kaymış gibi,bunu gelen patchlerden de görebiliyoruz zaten.
Guild savaşlarının çok da zevkli olduğu söylenemez aslında. Devasa bir PVP şöleni olduğu kuşku götürmez ve tek zevk veren kısmı da budur. Ancak geçilmemesi gereken bir ayrıntı var ki,savaşlardaki "Conqueror" etkinliğinin sınırlanması,mantıklı da olsa çok kötü oldu. Zira,oyun daha yeni çıktığında gösterilen ekran görüntülerinde bir Conqueror'un yanlış hatırlamıyorsam 12 kişiyi kontrolüne aldığını görüyorduk. Bu bir zevk katabilirdi ama daha test edemeden kaldırıldı.
Sonuç olarak The Rise of The Godslayer'ı merakla bekliyorum. Eğer oyun,WoW'u geçecekse,bu expansion ile geçmeli.
Yorumunu yaz, fikrini paylaş!