Oyunun görsel boyutu ise oynanabilirlik kısmına oranla daha iyi durumda. Çıkış noktası alevler olan bir oyunun ateş ve alev animasyonu konusunda yeterli olması oldukça önemli. Alone in the Dark bu konuda doyurucu görsel etkilere sahip.
Modellemeler ve kaplamalar ise oyunun genelinde yeterli seviyede seyrediyor. Ancak çok üst düzey bir iş beklemeyin. Özellikle çevre modellemelerinde ve kaplamalarında zaman zaman kötü görseller oluşabiliyor. Yüz ve karakter modellemeleri ise oyunun en iyi yanı. Konuşma animasyonları için aynı şeyi söyleyemesek de, modelleme aşamasında oldukça iyi bir iş çıkartmış yapımcı ekip.
Eden'in geliştirdiği bu grafik motorunun bir diğer güzelliğini de ışıklandırma etkilerinde görüyoruz. Oyunun büyük bir kısmında oldukça güzel ışık gölge oyunlarıyla karşılaşıyoruz. Ancak genel olarak kötü tasarlanmış bölümler ve kötü oynanış maalesef bu güzelliklerin de üstünü örtmeyi başarıyor.
Bölüm tasarımları ise gerçekten oldukça sıradan. Görsel açıdan zaman zaman güzel şeylerle karşılaşsak da, haritaların oldukça çizgisel tasarlanmış olması can sıkmaya yetiyor. Serinin bir önceki oyunu The New Nightmare'i düşününce kendimizi son kullanma tarihi geçmiş badem şekeriyle kandırılmak istenen bir çocuk gibi hissetmemek olanaksız.
Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın...






Annen Yanılıyor Çocuğum!...













Yorumunu yaz, fikrini paylaş!