Assassin Creed türünün sınırlarını zorlayan bir oyundu fakat kendini tekrarlaması tarih severler dışındaki tüm oyuncuları bezdirmişti. Assassin Creed zaten firmanın fikirsel anlamdaki başarılarını oyunlara yansıtamamasının en büyük örneği. Far Cry 2'deki beğenilen özelliklere değindik şimdi geldik madalyonun öbür yüzüne. Crysis grafiklerini bekliyorsanız hayal kırıklığına uğraya bilirisiniz. Grafiksel anlamda en büyük eksiklik renkler, cidden can sıkıyor. Sarı ve Kahverengi tonları arasında kalan grafikler göz yoruyor ve uzun süreçte boğucu olmaya başlıyor. Renk tonlaması dışında grafik seviyesi normal ve tatmin edici seviyede. Bir kaç yıl önce toplanmış bir bilgisayarda bile yüksek ayarlarla ile iyi performans elde etmeniz mümkün.
Müzikler bölgeye uygun ve seslendirmeler ise gerçekçi. En çok menü müziğini beğendim. Fakat oyun içerisinde aksiyonun olmadığı yerlerde giren aksiyon müzikleri odaklanmamın dağılmasına neden oldu, bu da beni oldukça rahatsız etti.
Görevler kendini tekrarlıyor, haritanın bir ucundan bir ucuna verilen görevler can sıkıyor. Onca yolu gidip bir araba patlatıyorsunuz. Aynı şehir içerisinde arada bir sokak olmasına rağmen ikili oynadığınız bilinmiyor. Eminim ki Afrika böyle değildir, iki kanlı çetenin merkezi aynı şehirde ve bu çetelerin merkez binaları birbirine bakıyor. Oyunun gerçekçiliği böylece baltalanmış oluyor. Stalker'da bir sürü görevi alıp istediğiniz an yapabiliyordunuz burada ise en fazla üç görev alıyorsunuz ve çoğu kez haritayı dolanmanıza neden oluyor. Haydutların doğma süreleri ise çok kısa. Darma duman ettiğiniz bölgeden biraz uzaklaşın geri dönüp baktığınızda bölgenin tekrar haydutlarla doluştuğunu göreceksiniz.
Team Fortess 2 ile Crysis: Warhead varken çevrimiçi bölümünün önünden bile geçmem. Gene aynı şekilde harita editörü ile de hiç ilgilenmedim nedeni ise yazının son cümlelerinde saklı.
Elmaslar ile geliştirdiğimiz bazı özelliklerimiz var. Var ama ben bu sistemin varlığını bile hissetmedim. Haritanın ikinci bölgesine geçtim ihtiyacım olmadı dolayısıyla sistemi iyi bütünleyememişler.
Büyücü karakter avucundan tren çıkartırken.Yapay zekâ vasat, dibini görmeyen düşmanlar metrelerce uzağa adeta ellerinde dürbünlü tüfek varmışçasına ateş edebiliyorlar. Haritanın ikinci bölgesine geçen bir görevde gemi üzerinde bir yerden bir yere gidiyorsunuz. Bu görevde suya düştüm. Boğulacağım sıra kıyıya vardım, hemen "H" tuşuna bastım. Gördüğüm olay üzerine gülmekten karnıma ağrılar girdi. Ne üzerime ateş açılmıştı neden ben bir demir yığını üzerine düştüm. "H" bastım ve karakterim karnından bir demir çubuk parçası çıkardı, şaşırdım canımı doldurup tekrar suya girdim ve boğulacağım sıra tekrar çıktım "H" bastım bu sefer de karakterim avucunun içine saplanan bir mermiyi çıkardı. Ayrıca insan olur olmaz düşünüyor. Koskoca mermiyi çıkarttıktan sonra o karakter nasıl olurda kan kaybından ölmez, mermiyi çıkarmak için kullandığın bıçak ve pense ne kadar temiz...
Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın...






Kurak Yollar Ve Afrika Sıcağında













Yorumunu yaz, fikrini paylaş!